LEPTİN HORMONU NASIL KİLO VERMEMİZİ SAĞLIYOR ?

Regular fizyolojik sartlarda gündüz ve gece arasında hormonların salgılanması değişik zamanlarda meydana gelir gündüzleri her lokmadan sonra insülin hormonu saglılanmaktadır insülin hormonu beyaz yağ hücrelerinde yeterli derecede üretilip depo edilince, fazlası kana gecer (bu depoların yeterli derecede doldugunun göstergesidir) Kan düzeyi regular düzeyde olunca,bu sefer leptin hormonu pankreastan ünsilin yapımını durdurur İnsülin hormonunun salgılanması engellenince yağ olarak depolanmasıda duracak, kan şeker düzeyi azalmayacak ve tokluk hissi devam edecektir.(Gece ise durum daha değişik oluyor çünkü leptin hormonu en fazla ve yuksek düzeyde gece yarısından sonra saat 02:00/05:00 da arasında salgılanıyor. Aksam gec vakit yemek yenmedigi zaman leptin hormonunun maksimum seviyede salgılanması saglanmıs oluyor bu hormonun en iyi salgılandıgı zaman rahat ve derin bir uyku anlarıdır) 


Ancak sık sık biseyler atıştırılması yada cok buyuk porsıyonlar tüketilmesi sonucu insülin hormonu fazla miktarda salgılanacagı ıcın kan insülin düzeyi uzun süre yuksek olarak kalacaktır. İnsülin hormonunun sürekli olarak salgılanması leptin hormonunda sürekli olarak salgılanmasına neden olur insülin ve leptin hormonlarının dolasımda uzun süre yuksek olarak kalması bütün dokularda bulunan insülin ve leptin hormonlarının komutlarını algılayacak olan hücrelerin(reseptorlerın) bu hormonların komutlarını ıslemez hale gelmiş olur bunun sonucunda leptin hormonu pankreasta bulunan hücrelere etki edemez ve ünsilinin salgılanmasını engellleyemez cünkü pankreasta insülin salgılayan hücreler leptin hormonun mesajlarını duyamaz hale gelmiştir. Bu durumda kulagı az ısı10 bır ınsanla konusurken nasılkı sesımızı yükseltip bagırarak konusursak aynı sekılde unsilin ve leptin hormanlarıda seslerini yükseltirler salgılanmalarını giderek artworkırırlar kan insülin ve leptin seviyelerinin giderek yükselmesıne ragmen dokular her iki hormonunda mesajlarını algılayamaz durumda olduklarından usual bir sekılde fonksiyonlarını yürütemezler Leptin hormonunu mesajını algılayamayan pankreas hücreleri ünsilin salgılamaya ara vermeden devam edecegınden yagların depolanmasıda sürekli bir sekılde devam edecektır bu durumda nekadar az yesekte yavas yavas yaglarımız ve kılomuz gıderek artacaktır.

Bütün vucutdokularımızda beynimizde karaciger ve pankreasta kalp ve bütün kaslarımızda gelısmıs olan bu emırlerı algılayamama durumuna bilimsel olarak insülin ve leptin direnci advertını verıyoruz diger bir deyişle hiperin sülinemik hastalık diyoruz ileri yaşlarda görülen hastalıklara dejeneraktif hastalıklar denilmektedir bu hastalıkların ortaya çıkması genel metabolizma bozuklugu sonucu olmaktadır metabolizma bozuklugunun altında bu bolumde anlatılmıs oldugumuz ınsulın ve leptin direnclerinin yanı sıra bir stres hormonu olan adranelin hormonu direncide bulunmaktadır iste genel metabolızma bozuklugu ve dejeneratif hastalıklarının tümünün temelinde şu sacayağı yatmaktadır.



Tehlike üçgeni


Bütün dejenaratif hastalıkların oluşmasında tek payda olarak büyük bir danger faktörüdür metebolizma açısından önemli olan bu sacayagı butun vucut hücrelerinde dokularında ve organlarında arteriyosk leroz kücük damarların hasta olması nedenidir Arteriyoskleroz yada ateroskleroz genel olarak bütün organlarda yaygın bir sekilde gelişir ateroksleroz baslangıcta fark edilmeyen karaciger yağlanması kilo alma ve seker metabolizmasinın bozulması ile sinsi bir şekilde başlar örneğin şeker metabolizma bozuklugu senelerce sinsice devam ettikten sonra TİP II dediğimiz şeker hastalığı( diyabet ) olarak ortaya çıkar Bu arada sinsice gelişmekte olan adrenalin direnci sonucu kan basıncıda yükselir önemli olan Diger bir noktadada sacayagında gördügünüz 3 faktorun direnci ailesel kalıtsal yada konjenital olmadığı iç ve dış etkenlerle ileri yaşlarda ortaya çıkmaları konusudur.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *